4.10.2017, 19h: İnsan Geliştirme sunum programı / Vorträge zum Thema Human Enhancement, Orient-Institut Istanbul

İnsan Geliştirme: İnsanın Doğasını Değiştirmenin Toplumsal Sonuçları
Human Enhancement: Die gesellschaftlichen Folgen der Manipulation des Menschen

4 Ekim 2017, saat 7, Orient-Institut İstanbul, Moralı Apt.
4. Oktober 2017, 19h, Orient-Institut Istanbul, Moralı Apt.
Konuşmacılar / Vortragende:
Prof. Dr. Armin Grunwald
(Karlsruher Institut für Technologie, Institut für Technikfolgenabschätzung und Systemanalyse)
Verbesserung des Menschen – ein Angriff auf die Natur des Menschen?
İnsan Geliştirme – İnsanın Doğasına bir Saldırı?

Prof. Dr. Hakan Hakeri
(Istanbul Medeniyet Üniversitesi, Hukuk Fakültesi)
İnsan Geliştirme: Türkiye’de Hukuki Tartışmalar
Verbesserung des Menschen – Rechtliche Diskussionen in der Türkei

Simultane çeviri vardır (Almanca / Türkçe).
Es erfolgt eine Simultanübersetzung Deutsch/Türkisch.

Tartışmacı / Diskutantin: Dr. Melike Şahinol

 

Orient-Institut Istanbul,
Kumrulu Sok. 38, Moralı Apt.
34433 Cihangir – İstanbul
Tel: +90 – 212 – 293 60 67 / 252 19 83
Email: oiist@oidmg.org
web: http://www.oiist.org

 

Davetiye: Doğayı Yeniden Şekillendirmek, İnsan Hayatı Geliştirmek mi? / Invitation: Designing Nature, Upgrading Human Life?

Konferans Serisi / Lecture Series Orient-Institut Istanbul 2016/2017

Doğayı Yeniden Şekillendirmek, İnsan Hayatı Geliştirmek mi? / Designing Nature, Upgrading Human Life?

katılım tüm ilgililere açıktır / there is no registration or conference fee.
konum / location: Orient-Institut Istanbul, Susam Sok. 16, D. 8, Cihangir-Istanbul
Sorumlu / Academic Coordinator: Dr. Melike Şahinol
csm_finala1_431f05564c

7.3., 7PM: The vulnerable consumer in times of greedy institutions. Digital self-tracking between disruptive technologies and cultural change (Prof. Dr. Selke)

Prof. Dr. Stefan Selke (University of Furtwangen) will give a talk on “The vulnerable consumer in times of greedy institutions. Digital self-tracking between disruptive technologies and cultural change”, Tuesday, March 07 at 7pm at the Orient-Institut Istanbul.

There is no registration or conference fee.

selke

Türkiye Genom Araştırması (Prof. Dr. Nesrin Özören, Boğaziçi Üniversitesi), 14.12.2016, 19.00, Orient-Institut Istanbul

14. Aralık, saat 19.00 Prof. Dr. Nesrin Özören (Boğaziçi Üniversitesi) Orient-Institut Istanbul‘da  Türkiye Genom Araştırması başlıklı sunuma davetlisiniz.
Katılım üzretsizdir. Ayrıca, Türkiye Genom Araştırmasının sonunda çıkan yayını da ilginizi çekiyorsa, önceden bilgi veriniz: info@oidmg.org

Boğaziçi Üniversitesi Türkiye Genom Araştırması
Prof. Dr. Nesrin Özören

Genom bir kişinin taşıdığı tüm genetik bilgidir. Bu da tüm kromozomlarındaki DNA dizilerin tümüne karşılık gelir. İnsanlar arasındaki farklılıkların çoğu genomlarındaki farklılıklar ile açıklanabilir. Uluslararası İnsan Genom Projesi’nin tamamlanması sonrasında HapMap Projesi, İnsan Genomu Çeşitlilik Projesi ve nihayetinde 2500 insan genomunun dizilenmesini amaçlayan 1000 Genom Projesi başlatılarak insan genomları arasındaki farklılıkların kataloglanması amaçlanmıştır. Bunların haricinde Çin, Kore, İrlanda, Hollanda, İngiltere, İsveç başta olmak üzere pek çok ülkelerde ulusal projeler başlatılmıştır.

Türkiye İnsan Genom Araştırması ülkemizde ilk kez tüm genom düzeyinde 16 farklı ilden alınan DNA örneklerinin dizilenmesini ve analizinin yapılmasını sağlamıştır.  Türkiye’de sıklıkla rastlanan genomik çeşitliliğin keşfi ve sınıflandırılması genom boyu asosiyasyon çalışmalarına (genome-wide association study; GWAS) da katkıda bulunmuştur. Hâlihazırda alınıp kullanılabilen TNP (SNP) ve/veya yapısal çeşitlilik genotipleme dizinleri ile çoğunlukla Batı Avrupa asıllı insanlarda sık görülen aleller incelenebilir. Ancak dışarıya oranla Türkiye’de daha çok rastlanan ve GWAS yöntemi kullanarak nedeni bulunması muhtemel olan bazı hastalıklar ile ilişkili olan genomik farklılıkların Türkiye içindeki rastlanma sıklığı, Türkiye dışına göre daha fazla olması beklenir. Böyle durumlarda Batı Avrupa temelli genomik testler bu alelleri içermediği için yeterli olmayabilir. Bu yüzden Türkiye Genom Araştırması’nın sonuçları Türkiye’de sıklıkla rastlanılan hastalıkların araştırılması için yeni testlerin geliştirilmesinde kullanılabilecektir.

dna-1811955_1920.jpg

Prof. Dr. Nesrin Özören 2005 yılında Boğaziçi Ünivesitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümünde göreve başlamış ve 2007 yılında ‘Apoptoz ve Kanser İmmünolojisi Laboratuvarı (AKIL)’ kurmuştur, 2015 yılında Profesör olarak atanmıştır. Son 5 yılda ortaya çıkan indüklenmiş kök hücre eldesi ve CRISPR/CAS9 kullanarak genetik tasarım deneylerine başlanmıştır.  Prof. Dr. Nesrin Özören, kanser çalışmalarında elzem olan insan kanser ksenograftlarının nude ve SCID farede büyütülmesi ve modellerin oluşturulması, ayrıca canlıda görüntüleme tekniğinin uygulanması sırasında VİVARİUM’da önderlik ve koordinatörlük yapmıştır (2012-2015). Prof. Dr. Nesrin Özören ülkemizde ilk kez 16 bireyin tüm genom dizisinin tamamlandığı ve araştırıldığı Boğaziçi Üniversitesi Türkiye İnsan Genom Araştırma Projesinin eş-yürütücüsüdür (2011-2014).

AKiL, ülkemizde tek olarak enflamazom (veya ASC zerrecik) kompleksinin oluşum mekanizmaları üzerinde yoğunlaşmış bulunmaktadır. Bu çalışmalardan ASC zerrecik mikrokürecik sistemi kullanılarak biyomoleküllerin veya antijenlerin taşınabileceğini hücre ve hayvan deneylerinde göstermiş bulunmaktadır.  BU buluşu Türkiye’den ve Japonya’dan patentlidir (TR/04773 B ve JP/6026645). Bu mikrokürecik sistemi kullanarak yeni nesil aşıların (mesela domuz gribi aşısı) üretim çalışmaları devam etmektedir. Bu buluş aşıların oda sıcaklığında bozulmadan etkinliklerinin korumalarını da sağlamaktadır.

Prof. Dr. Nesrin Özören 2006 yılında TÜBA-GEBİP Ödülüne, 2006 yılında Avrupa Moleküler Biyoloji Örgütü (EMBO)-Stratejik Yerleştirme Ödülüne ve 2007’de Oriflame Türkiye- 2006 En Başarılı Bilim Kadını Ödülüne layık görülmüştür.  EMBO-SDIG, TÜBİTAK-KARİYER, TÜBİTAK 1001 ve 1003 ve Boğaziçi-BAP projelerinde yürütücülük yapmıştır. Uluslarası hakemli dergilerde toplam 16 araştırma makalesi, 1 kitap bölümü,  1 özeti ve 2 kısa özeti ve 1 patenti bulunmaktadır ve bunlara 2.300 üzerinde atıf almıştır (H=11, SCI-E).

 

 

Cyborgs, Klone und Mutanten? – Interview mit Melike Şahinol über aktuelle Transformationsprozesse in der Medizin

Sehr gerne habe ich Gesche Schifferdecker ein Interview zum Thema “Optimizing the Body: From Health Protection to Genetic Embryo Modification” im Rahmen der Veranstaltung “WeberWorldCafé” gegeben.

Hier ein Ausschnitt:

Wenn ich Diskussionen über mögliche Optimierungen des Menschen (Reproduktionsmedizin, Schönheitsoperationen, Manipulation des menschlichen Erbguts) folge, bin ich beunruhigt. Werden die Menschen der Zukunft alle Cyborgs sein?

Foto: Linus Bohman on Flickr (CC BY 2.0)

Cyborgs sind Donna Haraway zufolge Verflechtungen von natürlichen und materiellen Elementen und spiegeln sich in Subjekten wieder. Sie sind kybernetische Organismen – also Hybridkonstellationen aus Organismus und einer kybernetischen Apparatur. Wenn wir uns die moderne Medizin anschauen, kann man sagen, dass sie voller Cyborgs ist, die aus Verkopplungen von Organismus und Maschinen bestehen, die beide „programmierbar“ erscheinen. Das bedeutet also, dass in der Medizinforschung die Grenzen von Natur und Kultur in der Figuration der Cyborg/des Cyborg zusammenfallen. Dies ist den Gedanken der Wissenschaftlerin folgend auch durchaus erwartbar, denn nach Haraway ist die Trennung von Natur und Kultur nicht natürlich, sondern wird „künstlich“ erzeugt. Ich selbst verstehe, wie Haraway, die Unterscheidung zwischen Natur und Kultur beim Cyborg-Konzept als ein kulturelles Produkt. Insofern kommt dem Anteil der Kultur an der Differenzierung eine besondere Bedeutung zu, denn die Kultur konstituiert die Unterscheidung überhaupt erst. Das heißt aber nicht, dass die Unterscheidung obsolet wäre. Es heißt vielmehr, dass diese nicht naturgegeben und vor allem asymmetrisch ist. Wenn Mensch und Maschine sich in der „Mensch-Maschine-Symbiose“ zum techno-zerebralen Subjekt als eine Form von Cyborgs konstituieren – so wie ich es in meiner Dissertation gezeigt habe – dann ist damit nicht gemeint, dass Organisches und Anorganisches irreversibel miteinander zu einem neuen Wesen verschmolzen sind. Damit meines Erachtens  etwas oder jemand als Cyborg verstanden werden kann, muss ihre oder seine Steuerung und Regulierung in einem programmierbaren zirkulären Prozess erfolgen, in dem Organisches und Anorganisches zusammenwirken. Dies ist mein Verständnis von Cyborgs. Wenn Handlungen eine Vermischung des Biologischen und Technischen zugrunde liegt, dann kann man auch von einem/einer handelnden Cyborg sprechen. Und dies ist bereits in Anwendungen der Neurowissenschaften der Fall (man denke z. B. an die Behandlungen mit Hilfe von Neurofeedback).”

Hier gelangt man zum vollständigen Interview.

 

Das techno-zerebrale Subjekt. Zur Symbiose von Mensch und Maschine in den Neurowissenschaften

Dr. Melike Şahinol

9783837634754_720x720

Abgeleitet aus einer Analyse neurowissenschaftlicher Praktiken und Techniken der Anpassung von Mensch/Gehirn und Maschine/Computer zeichnet Melike Sahinol die Entstehung »techno-zerebraler Subjekte« nach: Anhand von Interviews mit renommierten Neurowissenschaftler_innen und Darstellungen neurowissenschaftlich-klinischer Anwendungsprojekte, die mit Hilfe von Brain Machine Interfaces (BMI) an der Heilung von Schlaganfall- und ALS-Patient_innen arbeiten, zeigt sie, wie die wechselseitige Anpassung von Patient_in und Maschine zur bio-technischen Gestalt des Cyborg führt und Patient_innen als Subjekte konstituiert werden, die einer cerebro-zentristischen Vorstellung entsprechen.

View original post

17.-18.06.2016 “Upgrades der Natur, künftige Körper: Interdisziplinäre und internationale Perspektiven”

Unsere Tagung “Upgrades der Natur, künftige Körper: Interdisziplinäre und internationale Perspektiven” findet vom 17.-18.06.2016 am Orient-Institut Istanbul statt – mit einer Besonderheit: Für den Samstagnachmittag ist eine BIO·FICTION Filmvorführung mit anschließender Diskussion geplant. Hier ein Blick auf unser  Tagungsprogramm.